30 Eylül 2011 Cuma

Bilgi İçselleşmemişse Yoktur (2)

Bilgi İçselleşmemişse Bir Hiçtir (2)
“Çünkü onun geçindirmek zorunda olduğu bir aile derdi yok ve zamanını bunlara harcayabilir, ama benim ödemem gereken faturalarım var, gitmek zorunda olduğum bir işim, baskıcı bir patronum…”

Geçtiğimiz ay düşündük ki; birçok şeyi biliyoruz.
Pekala neden o bilgileri hala hayatımızda göremiyoruz?
Düşündük ki her hal; bilgiyi içselleştirmedik!
Bilgi okyanuslarında yüzüp neden ıslanamıyoruz?
Duyduk ki Reiki çok güçlü bir enerjiymiş. Biraz araştırdık ve baktık ki; sıcak birşeyler akıyor, hoş bir his, sevgi pıtırcığı sohbetler... Anladık ki bu ki'yi yönlendirirsek ne şifalara nail olacağız!
Hatta rol modeller alıyoruz; "bak, falanca filanca neler neler yaşamış da maşallah şimdi sapasağlam..."
Eğitimler de aldık reiki için, inisiyasyonlar tamam, uygulamalar tamam. Pekala nedenhala rahatsızlanıyoruz? Ya da mevcut rahatsızlığımızı neden gideremiyoruz?
"Çünkü onun şusu var"... Ya da "çünkü benim şuyum yok..." en sık verdiğimiz cevaplardan biri değil mi?
Mesela; "çünkü onun geçindirmek zorunda olduğu bir aile derdi yok ve zamanını bunlara harcayabilir, ama benim ödemem gereken faturalarım var, gitmek zorunda olduğum bir işim, baskıcı bir patronum,.."
İkinci bölümü dilediğimiz gibi doldurabiliriz, tıpkı birinci bölümde uyduracağımız bahaneler gibi…
Pekala, bu kadar ayrılıkvarsa durumlar arasında, zamanlar, statüler, bilimum diğer olgular arasında... Birlik bilinci ya da siz neyle tanımlıyorsanız o, nereye kayboldu?
Onun fatura stresi yokken benimki varsa...
Ben bundan anlarım ki içten içe onun da herkesten sır gibi sakladığı bir fatura stresi var... Ya da benim "var" dediğim bazı şeyler aslında bir illüzyon...
Gayet tabi; birlik düşüncesi de bir asparagastan ibaret olabilir.
O zaman yeni sorumuz; bu üç olasılıktan mutluluğuma hizmet edecek olan hangisi?

Bilgiler aldık ve onları "bu iyi" diyerek rafımıza kaldırdık ya da "bu bana uymaz", "bu yanlış" diye etiketleyerek kenara attık.
Ama artık bilgimizin bize hizmet etmesine ihtiyaç duyuyoruz. Bu sebeple onları sorgulamaya, irdelemeye, soruşturmaya başladık. Kendimize cevaplar aldık.
Pekala şu an mutlu muyuz?
Hayır? O zaman durumu nasıl mutluluğuma çevirebilirim?
Evet? O zaman daha fazla nasıl mutlu olabilirim?
Yoksa halimden memnun muyum? İnşallah bir gün o da olacak.
Ancak şu an hangi konuyu sorguluyorsak, ondan maksimum şekilde nasıl mutlu olabilirim?
Yoksa zihnimin "ben" diye başlayarak kurduğu cümleleri mi benimsedim ve insanları da "onlar" diye ayırıp kendi kasvetli şatomda yaşamayı mı seçiyorum?
Pekala, doğru ya da yanlış, ama zihin bana gerçekten ıraksatıcı bir oyun oynayabilir mi? Mümkünse neden böyle bir şey yapsın ki?
Yarın, bir gün yaparsa pekala, ben nasıl fark edebilirim?
Yoksa! Yoksa ya böyle bir durumdaysam ama farkında değilsem?
Bu soruların cevapları sadece bizde saklı, sadece Ben’de... O sebeple biraz düşünmeliyiz.
Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale