27 Mayıs 2014 Salı

Yüreğinizin tek çilingiri “sevgi” olsun…





Durun biraz ( koskoca yirmi dört saat yetmiyor bize )Bazı insanlar, hayatımıza girerler ve çabucak çıkarlar.

 Bazıları ise, can yoldaşımız dostumuz olurlar ve bir süre orada kalırlar.

 Yüreklerimizde o güzel ayak izlerini bırakarak sessizce de giderler.

 ***

 İyi bir dost kazandığımızda hiçbir şey eskisi olmayacak demektir

 İyi bir dost gidince de…

 Dün, tarih oldu,

 Yarın, bir sır küpü

 Bugün ise bir armağan…

 Hem “Şu an” hem de “Armağan” muhteşem bir olgu

 Üstelik de “özel”

 Her An’ı doyasıya yaşayın
Bazıları ise, can yoldaşımız dostumuz olurlar ve bir süre orada kalırlar.
Yüreklerimizde o güzel ayak izlerini bırakarak sessizce de giderler.
***
İyi bir dost kazandığımızda hiçbir şey eskisi olmayacak demektir

İyi bir dost gidince de…
Dün, tarih oldu,
Yarın, bir sır küpü
Bugün ise bir armağan…
Hem “Şu an” hem de “Armağan” muhteşem bir olgu
Üstelik de “özel”
Her An’ı doyasıya yaşayın
Her AN’ ın tadını çıkarmaya bakın
Çünkü hayat “kostümlü bir prova” değildir…
***
Gelin el ele verelim ve düşünelim; hayatı yaşarken yaşayalım…
Yaşarken değerini, anlamını vermeye çalışalım. Her anın, her dakikanın her günün gecenin sabahın akşamın keyfini çıkaralım.
Çünkü insan dünyaya bir kez geliyor ve önündeki sadece bir perde, yaşam oyunu.
Ne bir fazla, ne de eksik; sadece tek bir sahnelik...
Biz ne mi yapıyoruz; hala koşuyoruz…
Bence “durun biraz”
***
Durun biraz çünkü koşturuyoruz delicesine, dur durak beklemeden,
Hep bir sonraki adımımızın derdinde hayatı nasıl yaşadığımızı bilemeden.
Gün oluyor, sabah başlayan curcuna günlük hayatın vazgeçilmez gereklerini yerine getirmeden öteye gidemeden bitiveriyor.
Bir de bakıyoruz ki akşam olmuş bile. O da ne?
Daha yapacak yığınla işimiz var, keşke birkaç saatimiz daha olsaydı, demeye başlıyoruz.
İnanın koskoca yirmi dört saate sığdıramadıklarımızı ilave olarak istediğimiz o birkaç saate de sığdıramazdık.
Bu döngü böyle sürüp gider, hayat bir anlamda monotonlaşmaya başlar…
***
Ne yapıyorum, neredeyim, bu koşuşturmanın içinde mutlu muyum, sevdiklerime yeterince vakit ayırabiliyor muyum, ya kendi isteklerim? Diye sordunuz mu kendi kendinize…
Hadi şimdi “durun biraz” ve sorun kendi kendinize…
Alacağınız her cevap sizin” mutluluğunuzun” anahtarıdır sakın unutmayın…
Özellikle; Bir dostun zamansız gidişini
Annenizin babanızın sevdiklerinizin sonsuzluğa uğurlanmasını
Kazandıklarınızı değerlerinizi,
Aklınızı sağlığını ve kimliğiniz kaybetmeyi beklemeden;
Her anın her dakikanın her güzelliğin “her birlikte” keyfini çıkarın çok geç olmadan…
***
Yüreğinizin tek çilingiri “sevgi” olsun…
Erdoğan ÖZGENÇ
Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale