30 Eylül 2011 Cuma

Kadın ve Erkek Yaşamı - Yaşam Oyunları: Evlilik sadece beyaz bir gelinlik ve mutlu bir yuv...

Kadın ve Erkek Yaşamı - Yaşam Oyunları: Evlilik sadece beyaz bir gelinlik ve mutlu bir yuv...: Evlilik hakkında bilmeniz gerekenler... Evlilik sadece beyaz bir gelinlik ve mutlu bir yuva anlamına gelmez. Evlilikte neler olup ...

Kadın Dünyası * Erkek Dünyası * İletişim * motivasyon * Evlilik -- erkekçe, kadınca

Kadın ve Erkek Yaşamı - Yaşam Oyunları: Eşler Arasındaki İletişim

Kadın ve Erkek Yaşamı - Yaşam Oyunları: Eşler Arasındaki İletişim: Evlilikler,bilindiği gibi bir hayatı birlikte sürdürmek ve hayatın sorumluluklarını paylaşmak amacıyla kurulur. Aslında olayın güdüler k...

Kadın Dünyası * Erkek Dünyası * İletişim * motivasyon * Evlilik -- erkekçe, kadınca

Yargı nerededir

Yaşam hep bir paradoksal döngünün devamıdır. Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkmış gerçeği hiç bir zaman anlaşılamamıştır. Doğru hangisidir. Yanlış hangisidir. Yargı nerededir?



Çoğumuz zamanımızın çoğunu belki de hiç farkında olmadan ve bazen de farkında olarak, kızgınlık ve öfke duygularıyla beslenmiş bir şekilde çevremizi, yaşamları ve en önemlisi insanları yargılıyoruz. Sahip olduklarımızdan şikâyet ediyoruz, deneyimlerimizi sorguluyoruz.
Yargıda bulunurken kendi gerçekliğimizin içinde, kendi değerlerimizi ölçek alıyoruz. Kendi yaşam planımızın bize sunduklarını hak olarak görürken başkalarına sunulmamış olan bu haklar için onları kınıyoruz ve böyle davranarak belki de haksızlık yapıyoruz.

Karanlık odada yaşamak

Karanlık Oda
Ne zamandır bu odada olduğunu tam olarak bilmiyordu. Seneler olmuştu belki. En son ailesinden birilerinin onu bu odaya iteklediğini hatırlıyordu. Yoksa öyle değil miydi? Onlardan kaçmak için kendisi mi buraya girmişti?



Arada bir kapının önüne gidip yumrukluyordu. Bağırıp çağırıyor, kaderine lanet okuyordu. “Hepsi sizin suçunuz” diye bas bas bağırıyordu. “Benim bu karanlık odada yaşama sebebim sizsiniz, her şey sizin yüzünüzden!”

Okuduk, düşündük, varsaydık, gördük, inandık, imgeledik, uydurduk, “biliyorum” dedik…

Benden neden bir şey saklanıyor diye düşünüyorum ve dökülen ilk cevaplarım; “Benim kötülüğüm içindir belki, belki de hayrımadır onu bilmemek, görmemek”…

Mantıklı değil mi? Hatta o kadar mantıklı ki uygun gitmeyen bir şeyler var. Ne olabilir?
Soruyorum ve buluyorum; Mantık.
Okuduk, düşündük, varsaydık, gördük, inandık, imgeledik, uydurduk, “biliyorum” dedik… Onca uygulamadan (prosesten) geçmişken, neden hala bir şeyler havada kalıyor?

Bilgi İçselleşmemişse Yoktur (3)

Bilgi İçselleşmemişse Bir Hiçtir (3)
Öğrendik, bildik, irdeledik, sorguladık... Aldığımız cevaplar, vermemiz gereken ya da bizden beklenen cevaplar mı; saf, dürüst cevaplarımız mı?

Hepimiz doğru- yanlışı öğreten elmayı yiyen Âdem’in soyundan geldik. Biliyoruz.
Sonra irdelemeye başladık. Biraz daha derin biliyoruz artık.
Ardından kendimizi sorgulamaya başladık; ya oyun halindeysek diye.
Geçen gün, yabancı bir dizinin bir sezon sonu bölümünü izledim, kabaca paylaşmak istiyorum:.
Başrol oyuncusu inleri, cinleri kovalayan bir çocuk (ilk ve son izlemem, aklımda kaldığı kadarıyla paylaşıyorum).
Bir cini yakalamaya niyetlendiği sırada kendisi yakalanıyor ve saldırıya uğruyor.
Gözünü açtığında ise evinde uyanıyor. Karşısında süper bir kadın, sevgilisi…

Ardından ne olduğunu anlamadan evden çıkıyor ve annesinin evine gidiyor, kapıda haliyle annesi. Sarılıyor sıkıca, sanıyorum ki güvenilir birisini bulmak duygulandırıyor.

Bilgi İçselleşmemişse Yoktur (2)

Bilgi İçselleşmemişse Bir Hiçtir (2)
“Çünkü onun geçindirmek zorunda olduğu bir aile derdi yok ve zamanını bunlara harcayabilir, ama benim ödemem gereken faturalarım var, gitmek zorunda olduğum bir işim, baskıcı bir patronum…”

Geçtiğimiz ay düşündük ki; birçok şeyi biliyoruz.
Pekala neden o bilgileri hala hayatımızda göremiyoruz?
Düşündük ki her hal; bilgiyi içselleştirmedik!

Bilgi İçselleşmemişse Yoktur

Farkındalık bir yoldur, mekânın olmadığı bir yol… İlerisi, berisinin olmadığı, başının sonunun görünmediği bir yol. Hepimiz yürüyoruz burada, hızlı ya da yavaş… Kat ettiğimiz mesafe, harcadığımız zamanla eş değer mi pekâlâ?

İndigo fenomeninin daha çok kitleye anlatımı, bilenlerin bilgisinin niteliğini derinleştirmek ve bilinçli veya bilinçsiz bir halde bu kavramdan ötürü yardım gereksiniminde olanlara ulaşmanın haricinde, zaman zaman bazı düşüncelerimi sizinle paylaşacağım.
Bu "tanışma" ve "tekrar selam" anımıza has yazım için aklımdan geçen de şu günlerde sıkça karşılaştığım konulardan bilginin içselleştirilmesi.

Mobbing Histolojisi - Mobbing karşısında ne yapabiliriz

Anatomik Mobbing Histolojisi
“Her talep, kendi arzını yaratır.” Bu klasikleşmiş iktisadî teoriye dayanırsak, mobbing de kendisini doğuruyor olabilir mi ve karşılığında ne yapabiliriz, şimdi biraz bunu sorgulayacağız.



İş dünyasının azılı düşmanı, kişisel gelişimcilerin taze aşkı mobbing konusuna, klişelerle bakmaktansa, farklı bir pencereden bakalım istiyorum.
İletişim, ezelden beridir en temel ihtiyaçlarımızdan birisi ve bunun için her medeniyet farklı bir yol izlememiş mi? Duman sallamışız, meşale yakmış, borazanlar öttürmüşüz…
Zamanla elektriğin taşıyıcılığından ve hızından faydalanıldı, değil mi? Teller önce telgraf yolladı, sonra telefonla sesimizi taşıdı.

Özgün Şiir Dünyası: Hayaller Suya Düştüğü an

Özgün Şiir Dünyası: Hayaller Suya Düştüğü an: Hayaller Suya Düştüğünde Kurtuluş… Kurtarılış an’ı; hayallerin suya düştüğü an. Sezginin, kalple buluştuğu, Teslim olunan ...

Kalmadı keşkelerim artık

Keşkeler Bitti Artık…
Kalmadı keşkelerim artık. Çıkardım hem kafamdan hem duygularımdan. Yeter dedim…Herkes hata yapabilir. Sanki, ensende bekliyor bu kelime. “Hata yapsa da, keşke dedirtsem” diye. Söz verdim kendime; artık kullanmayacağım bu kelimeyi. Eğlendirmeyeceğim kendimi bu kelimeye. Güldürmeyeceğim peşimden. Pişmanlıklarıma esir etmeyeceğim bu kelimeyi. Zavallı dedirtmeyeceğim kendime. Tövbeler olsun! Beni bunalıma sokan bu keşkelere.

“Acaba” diyerek başlamayacağım hiçbir şeye. Acabalar bırakıyor yerini çünkü keşkelere. Ne olursa olsun, “iyi ki” diyeceksin. Çünkü; O zaman üzülmeyeceksin. “Bu da olur! Yaşanacakmış demek ki” diyeceksin. İşte! Bunu dediğinde, daha rahat edeceksin.

Düşümüz Aynı - Seda Pekgöz

 Düşümüz Aynı

Her insanın bilinçli ve sorumluluk sahibi olduğu, herkesin umut taşıdığı bir dünya hayal ediyorum… Heyecanlanmamak elde değil…
Duyduğum heyecanı yeterince uzatamıyorum. Felçli birinin topuğuna batırılan iğneyi hissedebileceği an a eş, ayaklarımın altında ki yeri farketmem uzun sürmüyor.
Yaşamın çığlık çığlığa bağıran sesini duyuyorum… Binlerce yıldır bize hayat veren toprak, hava su, hayvanlar bitkiler şimdi bizden yardım bekler duruma geldi.
Ve yine mesajı insan için; -yaşamak için yaşat-.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Anladım! sonu yok yalnızlığın fotoğrafları, I got it! no end of loneliness photos

anladım! sonu yok yalnızlığın fotoğrafları, I got it! no end of loneliness photos


anladım! sonu yok yalnızlığın fotoğrafları, I got it! no end of loneliness photos
acı, aşk, aşk resimleri, hüzün, kız fotoğrafları

yalnız ölmek isteyen kız fotoğrafları, photos of girls who want to die alone

20 Eylül 2011 Salı

Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom Kitaptan Alıntılar, sözler, derlemeler

Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom Kitaptan Alıntılar, sözler, derlemeler

* Ben yalnızca tek bir şey için görev sözcüğünün söz konusu olabiliceğini düşünüyorum; o da özgürlüğümün korunması. Evlilik ve ona eşlik eden mülkiyet ve kıskançlık, ruhu tutsak eder. Bunlar bana hakim olmaz. - (Sf:22)
* Yaşamamın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim. - (Sf:75)
* Gerçeği inanmayarak ve kuşku duyarak yakalayabilirsiniz, böyle çocuksu bir tavırla "keşke öyle olsa" diyerek değil. - (Sf:88)

Sefiller - Victor Hugo Kitaptan Alıntılar, sözler, derlemeler, kitap hakkında

Sefiller - Victor Hugo Kitaptan Alıntılar, sözler, derlemeler, kitap hakkında

* Ekmeksiz hürriyet, hürriyetsiz ekmek düşünülemez.05.04.2007

* İhtiyaçları aşırı fazlalaşan insanlar kendi öz kaynaklarının sınırlarını zorlamaya itilirler ve yollarına çıkan herhangi bir savunmasız kişiden bile irkilirler.

Genel Olarak Boş Laflar

Genel Olarak Boş Laflar

* Eveeet,soğanlarımızı şu şekilde,görmüş olduğunuz gibi,jülyen doğruyoruz.
* Müşteri her zaman haklıdır.
* Baba olunca anlarsın! + Anne olunca anlarsın!
* Bırakıcam bu zıkkımı!
* Halbuki Batı'da öyle mi?

Spor Dünyasından Boş Laf Kalıpları

Spor Dünyasından Boş Laf Kalıpları
  • Masa başı oyunlara gelmiyeceğiz. Biz sahada konuşuruz.
  • (Kaybettiğimizde) Ruhsuzlar.
  • (Kazandığımızda) Kahramanlar.
  • Tarih yazdılar!
  • Şanssızlıklar bir türlü yakamızı bırakmıyor.
  • Kazanacağımızı biliyorduk, inandık kazandık.
  • Yenildik ama lig bitmedi. Bu maçı unuttuk, önümüzdeki maçlara bakacağız.
  • Şampiyonluğumuza gölge düşürmek isteyenler amaçlarına ulaşamayacaklardır.
  • Hakemler hakkında konuşmak istemiyorum ama üç puanımız gaspedilmiştir.
  • O Bana küfretmişti.
  • Bütün dallardaki kupalara talibiz.
  • Güzel orta gol getirir.
  • En fazla taraftara sahip kulüp biziz.

Düşüncelerimiz aynı zamanda geleceğimizin tohumlarıdır

Davranıyorum,
Konuşuyorum,
Düşünüyorum?

Hepimize küçüklüğümüzden itibaren davranışlarımıza dikkat etmemiz gerektiği, başkalarına kötü davranmak, çalmak, sahtekârlık yapmak gibi edimlerimizin en azından ahlaken kabul edilebilir olmadığı, toplum kurallarına aykırı olduğu öğretilmiştir. Bunu zaten biz de kendi davranışlarımızda gözlemleyebiliriz. Eğer birilerine karşı saygısız davranırsak çoğunlukla anında tepki görürüz. Hırsızlık ve sahtekârlığın cezası vardır. O yüzden hoşumuza gitsin gitmesin, edimlerimizin bir şekilde karşılığı olduğunu – her ne kadar bazen kendimizce kurnazlık edip bazı şeylerin yanımıza kar kalacağını sansak da – biliriz.

Gençlik Yaşlılık ve Toplum

Yaş ile Birlikte Kırk yaşına geldiniz ve hayatınızdan memnun değilsiniz, değiştirmek istiyorsunuz. İnsanın herhangi bir konuda ilk eğilimi genelde toplum tarafından ona dayatılan görüşü benimsemektir...
Günümüzde sadece gençliğe övgü düzülüyormuş gibi. Asıl olan gençlikmiş, belli bir yaşın üstünde değeriniz yok oluyormuş gibi sanki. Oysaki eskiden bu yana Türk toplumunda yaşlıların toplumda önemli bir yeri vardır, tecrübelerine güvenilir ve sözlerine değer verilir. Yaşlıların görmüş geçirmiş, bilge insanlar olduğu ve bu özellikleriyle topluma katkıda bulundukları kabul görür. Son yıllarda bu değer artık bir yana atılıyormuş gibi görünüyor. Varsa yoksa gençlik, gençler. Gençlere fırsat verilmesi, önlerinin açılması güzel bir şey ama ya gençleri ya da yaşlıları seçeceğiz diye bir şey yok. Geçmiş yıllarda gençliğe hak ettiği değerin verilmemesinin acısı çıkartılırcasına gençliğe vurgu yapılıyor. İnsanlar da bu yüzden yaşlanmaktan korkuyor ve genç kalmak veya en azından genç görünmek için her şeyi yapıyorlar.

18 Eylül 2011 Pazar

Kitap Özetleri, Kitap Özeti / E-Kitap - E-book: Halil Cibran - Halil Cibran'dan Arkadaşlık üzerine...

Kitap Özetleri, Kitap Özeti / E-Kitap - E-book: Halil Cibran - Halil Cibran'dan Arkadaşlık üzerine...: Halil Cibran'dan Arkadaşlık üzerine çok güzel bir yazı. Arkadaşınız, cevap bulan ihtiyaçlarınızdır. O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biç...

E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap

13 Eylül 2011 Salı

Filistinli çocuğun Mektubu

Bağışlayın beni!


Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim.
Kelebek kanatları boyamayı,
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim.
Bağışlayın beni.
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben.

Abraham Lincoln'ün Mektubu

Abraham Lincoln'ün Mektubu

-ABD'nin eski ve ünlü başkanlarından Abraham Lincoln'ün oğlunun hocasına hitaben yazdığı mektuptur.-

Öğret ona ki...
"Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını... Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil polikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır.
" Her düşmana karşılık bir de dost olduğunu da öğret ona! Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, kazanılan bir doların, bulunan beşinden daha değerli olduğunu öğret... Kaybetmeyi öğrenmesini
öğret ona!.. Ve hem de kazanmaktan neşe duymayı, kıskançlıktan uzaklara yönelt onu..."
"Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona... Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını...
"Eğer yapabilirsen, ona, kitapların mucizelerini öğret.Fakat ona, sessiz
zamanlar da tanı! Gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin edebi gizemini düşünebileceğini... Okulda hata yapmanın, bile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona...Ona, kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde
dahi..."
"Nazik insanlara karşı nazik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret
ona'.. Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma! Tüm insaları dinlemesini öğret ona, fakat, tüm
dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları
almasını da öğret."
"Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret
ona...Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.Herkesin, sadece kendi
iyiliği için çalıştığına inananlara, dudak bükmesini öğret ona. Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.."
"Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene verene satmasını, fakat
hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret... Uluyan bir
insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona... Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret. Ona, nazik davran, fakat onu kucaklama!.. Çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak, sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak, cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona, her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlara karşı da derin bir inanç taşıyacaktır..."
"Bu büyük bir taleptir. Ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım...O, ne
kadar iyi, küçük bir insan.
Oğlum..."

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Kitaplarla İlgili Güzel Sözler

Kitaplarla İlgili Güzel Sözler

İlk defa yeni bir kitap okumaktansa, okunmuş bir kitabı tekrar okumak daha yararlıdır. (Lord Dudley)

İyi kitaplar en gerçek dostlarımızdır. (Francis Bacon)

Kitaplıklar aklin tedavi yerleridir. (Scilus)

Bugünün gerçek üniversitesi, bir kitaplıktır. (Carlyle)

ingilizce nickler (anlamlarıyla birlikte)

ingilizce nickler (anlamlarıyla birlikte)

-I'm just a girl with a crush on you
(ben sadece sana aptalca bir aşkla bağlı bir kızım)

Dünyanın En Meşhur Mektupları

 Üç satır belki iki kelime. Ne hissediyorlardı? Nasıl bir dünyaya aitti zihinleri ? Yakın bildikleri, sevip sığındıkları kim varsa içlerini döktüler. Kederden tebessüme yolculukları son sürat.. Napolyon, Kafka, Dostoyevski, Cemal Süreya, Atatürk, Einstein ve diğerleri… Barbuni dünyanın en meşhur mektuplarını derledi.


Dünyanın en meşhur mektupları

10 Eylül 2011 Cumartesi

Düşümüz Aynı / Seda Pekgöz

Düşümüz Aynı

Her insanın bilinçli ve sorumluluk sahibi olduğu, herkesin umut taşıdığı bir dünya hayal ediyorum… Heyecanlanmamak elde değil…
Duyduğum heyecanı yeterince uzatamıyorum. Felçli birinin topuğuna batırılan iğneyi hissedebileceği an a eş, ayaklarımın altında ki yeri farketmem uzun sürmüyor.
Yaşamın çığlık çığlığa bağıran sesini duyuyorum… Binlerce yıldır bize hayat veren toprak, hava su, hayvanlar bitkiler şimdi bizden yardım bekler duruma geldi.
Ve yine mesajı insan için; -yaşamak için yaşat-.

Can Yücel'den 2 Tane Çok Güzel Söz...

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?Nereden bileceksin?Sen benimle hiç olmadın ki.Olsaydın avuçlarım terlemezdi.Isırmazdım dilimin ucunu.Özlemezdim seni yanımdayken. Kıskanmazdım.Korkmazdım yollarda yürümekten.Islanmazdım yağmurlarda.Yıldızlara,aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.Korkmazdım seni kaybetmekten.Ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize.Ve her kulaçta haykırırdım seni: Ama sen hiç benimle olmadın ki.Ya aklın başka yerlerdeydi ya yüreğin.[Can Yücel]


.................................................. ...

3 Eylül 2011 Cumartesi

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Doğayla Nasıl Doğru Bir İlişki Kurabiliriz? Permak...

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Doğayla Nasıl Doğru Bir İlişki Kurabiliriz? Permak...: Doğayla Nasıl Doğru Bir İlişki Kurabiliriz? Permakültür “Şeytanca bir dehâ uğraşsa, konvansiyonel tarım kadar yıkıcı bir şey bula...

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Köle Olmanın Avantajları

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Köle Olmanın Avantajları: Köle Olmanın Avantajları… Eski zamanlarda belki de bazı köleler özgür olmamaktan dolayı mutsuz değillerdi. Çünkü köle olmanın da ke...

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Aşkın burcunuza etkileri!

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Aşkın burcunuza etkileri!: Neden bir anda aşık oluruz? Aşkın ömrü gerçekten de üç yıl mıdır? 'Bulutların üzerinde gezmek' tabiri her aşk için geçerli midir? Ruh ik...

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Hayvanservelik eziyete dönüşmesin!

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Hayvanservelik eziyete dönüşmesin!: İyilik eziyete dönüşmesin! Onları sevmeyin ya da bakmayın demiyoruz. Bir evde 30 kedi beslemenin hayvanservelikle ilgisi olmadığını söyl...

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

sokakta çalışan çocuklar

Hayalleri apartmanda yaşamak

Özellikle büyük şehirlerin ana caddelerinde mendil satarken, ayakkabı boyarken ya araçların camlarını silerken her gün onlarcasına rastlanan ''sokakta çalışan çocuklar'', sevgi, saygı, ilgi, barınma ve korunma gibi en temel ihtiyaçlarından yoksun büyüyor.
Hacettepe, Anadolu ve Gazi üniversitelerinden uzmanlarca yürütülen, ''7-14 Yaş Arasındaki Ankara Sokaklarında Çalışan Çocukların Gelecek Beklentileri''nin incelendiği araştırmada, çarpıcı sonuçlara ulaşıldı.
Kimsesiz Çocuklar - Sokak Çocukları (Bizim Çocuklarımız)

İçinde bulundukları koşullar ve çevre değerlendirilerek sokakta çalışan çocukların ev, okul, iş ve gelecek beklentilerinin incelenmesini hedefleyen çalışma kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Ankara Sokaklarında Çalışan Çocuklar Merkezine kayıtlı 110 çocuğa anket uygulandı.