23 Şubat 2015 Pazartesi

'Huzur' bu güzel kelime hakkında, tüm bildiklerinizi unutun


huzur tanımı
Bazılarımızın olmazsa olmazıdır huzur. Mutluluktan öte, sevgiden sahidir. Rahat hissetme, güvende hissetme durumudur; huzur denilen olay. Duygudur huzur, bazen de esir… Sana göre kişidir belki huzur, bana göre ufacık bir obje. Ona göre tarifi imkansız hissiyattır, bir başkasına göre ise; olmasa da olandır.

Neye huzur diyoruz?

Neye huzur diyoruz? Önce kendinizi düşünmekle başlayın bu işe. Ben neye huzur diyorum? Benim için huzur denilen kavram neyi karşılıyor? Şu an içinde bulunduğum yer huzur mu? Yanında
olduğum insan, huzur mu? Ailem huzur mu? Sonsuz isteklerimin yer aldığı, sonlu hayatım huzur mu? Tutabiliyor muyum huzurumu elimde? Hissedebiliyor muyum?  Mutluluktan ayırt edebiliyor muyum peki huzuru? Huzurum diyebiliyor muyum, bir yerde, bir olayda, bir kişide… Güveniyoruz hepimiz birer birer birilerine. Hissiyatlarımız tamamen farklı. Bakış açılarımız da keza öyle. Peki ya durum bu haldeyken biz huzurlu muyuz? Huzur kendini bu kadar net belli eder mi sahi? “Etmez!” diyenlerinize saygı duyuyorum, zira etmez diyenleriniz, huzurlarının bir parçalarını kaybeden kimselerdir. Biliyorum. Görüyorum. Hissediyorum. “Huzur kendini işte tam da bu kadar belli eder!” diyenlerinizi de sayıyorum. Her iki durumda da olabilecek ihtimalleri seriyorum gözünüzün önüne…

Huzur olmazsa ne mi olur?

Huzur denilen olgu, tıpkı sevgi gibi, hayatımızın olmazsa olmazıdır bana göre. Saygı mı? O her zaman olmalı.  Huzur olmazsa şunlar şunlar olur diye net bir şey söylememi beklemeyin lütfen. Hayatımızın o güzel kesin çizgisinin dışına çıkamıyorum, bir kez daha. Ama birkaç yorumda bulunmanın doğru olabileceği kanısındayım, aynı zamanda.
Huzur olmazsa; hayatın eksik kalır. Huzur olmazsa; bir diğer yarın hep başka ruhlarda olur. Huzur olmazsa eğer, tamamlanmazsın. Huzurun yoksa eğer, hayattan zevk alamazsın. Almazsın, demiyorum. Alamazsın diyorum. Yine kendi tercihlerinde sürüp gider yaşamın. Huzurun yoksa, ne okuduğun şiirden, ne yazdığın yazıdan keyif alırsın. Ve eğer huzurun yoksa senin, hayatın sahip olduğu en güzel hislerinden noksansın demektir.
Huzuru arayın! Hemen bulun demiyorum. Keza bulamazsınız ha deyince bir anda! Düşünün, sevin, görün bazı şeyleri. Olumsuz her şeyi olumluya dönüştürmenin güzelliğini yaşayın. Sevginizi paylaşın, sevdiklerinizle. Sevmediklerinizi unutmuyorum elbette. Onlarla da paylaşın sevginizi. Bir kez daha pişman olmamak adına… Huzur adına… Dönün hadi en başına. Sizi seveni sevip, sayanı sayma gibi kalıptan sıyrılın! Karşınızdaki size nefret duygularının zirvesinde dolaşırken dahi, ona saygı duyarak, bu nefreti bir kazanıma dönüştürün. Çok zor değil bu. Fakat çoğu insanın da kolayca başaramadığı bir olay. Kabul ediyorum. Ne olur, sizde nefret yerine huzur yer alsa? Ne olur bin nefreti, bir sevgiye dönüştürsek birlikte? Aşsak duvarlarımızı mesela. Görsek az biraz ileriyi. Yapmasak sürekli o mükemmel hayatlarımızdaki sonradan öğrenilen pişmanlıklarımızı. Gerçekleştirsek belki bu sefer? Hiç olmaz mı? Beni sevmeyeni ben sevsem. Beni görmeyeni, ben görsem. Beni duymayanı ben duysam? Belki de bu şekilde ilerliyordur hayat, bizim bilmediğimiz açıda.
Belki biz bilinenin dışında kendi kendimize yaşamanın verdiği o mükemmel özgüvenimizle yanaşıyoruz bu olaya? Özgüven demişken… Çok güveniyoruz bazen de hayatta. Fazla inanıyoruz. İnanmak, güzel şey. Lakin içi boş olan durumlara inanmanın hayatınızı çok daha zorlaştıracağını unutmamanızı dilerim. Daha önceden huzuru kaybeden birini huzura inandırmak da zor, bu da şu an aklıma gelenlerden. Ama bu şekilde öğrenilmedi mi hayat? Yaşaya yaşaya, göre göre… Nasıl inandıracağım huzuru bir anda ellerinden kayıp gitmiş o insanlara bir başka huzurun gelip hayatını sürdüreceğine ben şimdi? Eksiklerini yönlendirmeye çalışarak yapacağım.
Ne eksik hayatında? Sevgi, saygı, huzur, ömür… Ve nicesi. Doyumsuz ruhlarımızın karşılayamayacağı kadar kesintisiz isteklerimiz. Ama biz biraz lütufkar olalım. Hayatınızda ne eksikse onun yer almasını, huzursa huzur, mutluluksa mutluluk, özgürlükse özgürlük, ne noksansa sizde, onu bulabilmeniz, ve bulduktan sonra değerini bilip, yüceltmeniz, çok daha sonrasında ise, bununla yaşamanın verdiği hazza ulaşmanız dileğiyle… Bulduktan sonrası, öyle ”huzurlu” geçecek ki. İşte o zaman aradaki farkı idrak edeceğiz! Hep birlikte!

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale