- Zulmün en derin yarası, yapılana değil, görülene rağmen “görmedim” diye fısıldayan dudaklardadır.
- Tanıklık bir aynadır: Zulme bakıp gözlerini kaçıran, kendi yüzünü sonsuza dek kaybeder.
- Zulüm sadece yapanın değil, susanların da eseridir; çünkü sessizlik, zulmün en sadık ortağıdır.
- En zalim eller, başkalarının kanıyla lekelenenler değil; zulme tanık olup ellerini cebine sokanlardır.
- Zulmün gölgesi uzar uzar da, en uzun gölgeyi atan, ışığı söndüren değil, ışığı görmezden gelendir.
- Acının sesi kesildiğinde zulüm zafer kazanmaz; zafer, o sesi duymamayı alışkanlık haline getiren kulakların zaferidir.
- Zulme tanık olan her kalp, ya bir yumruk olur ya bir yük; orta yol yoktur, çünkü zulüm orta yol tanımaz.
- En ağır zincirler demirden değil, “beni ilgilendirmez” diyen bileklerden yapılır.
- Zulüm bir yangınsa, söndürmeyen su değil, yangını seyredip “sıcak” diyen gözlerdir asıl suçlu.
- Tarih zulmü yapanları yazar ama asıl utancı, zulmü görüp de kalemi kıranlara yazar.
Soru Cevap
11 Şubat 2026 Çarşamba
Zulmün o ağır, sessiz ve sinsi yüzü
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale