- Gözyaşı dökülmeyen çağda tohumlar bile sahteleşiyor; filizleniyorlar ama kökleri plastik, meyveleri hologram.
- Acı artık paylaşılmıyor, stoklanıyor: Herkesin telefonunda bir klasör dolusu başkalarının kederi var, ama hiçbiri kendi yüreğine taşımıyor.
- Kalpler meşin kılıflı değil artık; silikon kılıflı. Esnemiyor, sadece şarj oluyor ve güncelleniyor.
- Kir o kadar çok ki, temiz insan artık kirli görünmek zorunda kalıyor ki fark edilsin.
- Ağlamayı unutan toplumun toprağına düşen her damla yağmur, aslında sahte gözyaşı reklamı oluyor.
- Büyük öykü yazacak yürek arıyoruz ama unuttuk: Büyük öykü, küçük bir vicdanın büyük bir ihanete ağlamasıdır.
- Yalan o kadar bollaştı ki, gerçek artık lüks tüketim nesnesi haline geldi; sadece çok zengin vicdanlar satın alabiliyor.
- Empati kıtlığı çağında en tehlikeli silah, suskun bir gözyaşı bezidir.
- Kök salmak için önce toprağın ağlaması lazım; çünkü ancak ıslanan zemin, inatla tutunan bir şeyi taşıyabilir.
- Zulmün en ağır yükü, ona tanık olup da gözlerini kurulayan ellerin ağırlığıdır.
Gözleri yaşartan bir acıya tanık olup, hemen mendil çıkarıp silmek, “benim suçum değil” diye kendini rahatlatmak…
İşte o kurulama eylemi, aslında yükü katmerliyor. Çünkü gözyaşını silmek, acıyı silmek değil; sadece kendi vicdanını geçici olarak temizlemek.
Zulüm devam ederken, tanık elleri ağırlaşıyor, omuzlar çöküyor, ruh suskunlaşıyor.
İşte, böyle bir çağdayız!..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale