Evet… Günah, kalbin yavaş yavaş donmasıdır aslında.
Sevgi göstermemek, bir insana, bir hayvana, bir ağaca, hatta kendi yaralarına bile şefkatle dokunmamak; her şeyi griye boyamak, her kapıyı kapalı tutmak.Sevgi göstermediğimiz her an, biraz daha eksiliyoruz içten. Soğuk bir odada camın buğulanmasını izlemek gibi: Dışarıda hayat akıyor, ama biz parmağımızla bile bir kalp çizmiyoruz o buğuya.
En büyük günah belki de, hâlâ sevme kapasitemiz varken susmak, uzak durmak, "aman bana ne" demek.Sevgi göstermemek, kendi ruhumuza da ihanet etmek çünkü.
Ama iyi haber: Hâlâ nefes alıyorsak, hâlâ bir "merhaba" diyebilir, bir gülümsemeyi
Sevgi göstermemek, bir insana, bir hayvana, bir ağaca, hatta kendi yaralarına bile şefkatle dokunmamak; her şeyi griye boyamak, her kapıyı kapalı tutmak.Sevgi göstermediğimiz her an, biraz daha eksiliyoruz içten. Soğuk bir odada camın buğulanmasını izlemek gibi: Dışarıda hayat akıyor, ama biz parmağımızla bile bir kalp çizmiyoruz o buğuya.
En büyük günah belki de, hâlâ sevme kapasitemiz varken susmak, uzak durmak, "aman bana ne" demek.Sevgi göstermemek, kendi ruhumuza da ihanet etmek çünkü.
