24 Ağustos 2013 Cumartesi

HAYATIMIZDAN ŞİKAYET EDER DURURUZ…




Ama şikayet ettiğimiz hayat bizim yaratmış olduğumuz hayattır..
Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğumuz seçimler ile şu anki hayatımızı yaşıyoruz..

Yaşamış olduğunuz hayattan şikayet mi ediyorsunuz?


Tek yapmanız gereken kendimizi iyileştirmek.. Kendinizi sevmek ve kendi değerinize sahip çıkmak..

İyi ve güzel şeyleri hak ettiğinize inanmak..
Bir oyun kurdunuz, bu oyun sizin oyununuz.. Kendinizi nasıl tam olarak tanıyıp içinizdeki sevgiyi, mükemmelliği, ışığı çıkaracaksınız?
Yaşamınıza bunun için insanlar yerleştirdiniz, olumsuz olaylar yaşattınız..
Bu insanlara sinirlendiniz, öfke duydunuz, suçladınız, yargıladınız..
Beni sevmiyor, ilgi göstermiyor, işimde yükselemiyorum, çok para kazanamıyorum, sağlıklı olamıyorum, beni kimse dinlemiyor, kendimi çok değersiz hissediyorum vs. vs..
Kendini sevmeyen bir insanı başkası niye sevsin, kendine değer vermeyen bir insana başkası niye değer versin?
 Zenginliği yargılayan bir insana zenginlik neden gelsin?
İşinde genel müdürünü yargılayan suçlayan insana neden o görev verilsin?
Kendine sınırlar kurallar koyan birisi yaşamın sınırları ve kuralları ile karşılaşır..
Yaşam… sadece size… sizin iç dünyanızdaki  düşüncelerinizi,inançlarınızı, kalıplarınızı vs. vs. gösteriyor..
Siz iç dünyanızda korkular… endişeler ile yaşayıp dururken, başkalarını yargılayıp suçlarken yaşamda size bunu göstermekle yükümlü.. Neden? Kendinize dönüp bakıp yaşamınızı iyileştirin diye…
İlişkiler ile ilgili… erkekler aldatır, erkeklere güvenilmez, beni kullanıyor diye düşüncelere sahipken kimse yaşamış olduğu ilişkide rahat ve mutlu olamaz..
Bu olumsuz inançlara, korkulara enerjinizi de yüklerseniz yaşamınızda bunları kendinize yaşatırsınız..
Sonuçta aldatılan kadın, kullanılan kadın, başarısız kadın, güçsüz kadın, ezilen kadın vs kimliklere bürünür bunları döngü haline getirerek devamlı yaşar durursunuz…




Bunları düzelteceğinize KURBAN PSİKOLOJİSİNE GİRERSİNİZ.. Halbuki sadece korkularınızı yaşıyorsunuz..
Belki bugüne kadar farkında değildiniz ama artık farkında olun..
Çünkü yaşadığınız her olayda yaşadığınız deneyimi anlamayı reddetmeye devam ederseniz bir sonraki daha ağır olarak yaşanacak bir deneyim olacak..
Kurban değilsiniz, sizin kaderinizde bu değil, bunu sakın unutmayın..
Ben hep derim ki her insanın bir sessiz partnerı vardır.. IŞIK VE KARANLIK..
IŞIK SEVGİDİR, sevgi dolu deneyimler, iyi ve güzel olaylar sevgi dolu insanlar aslında sadece sevgidir ışığın içinde olan..
KARANLIK PARTNER korku, endişe, öfke, hırs, ispat vs.. gibi  olumsuz duyguları içerir..
Sessiz partneriniz SEVGİ, IŞIK olduğu zaman yaşamınız iyileşmeye başlar.. Olumsuz bir olay yaşayacağınız zaman bile sevgide kalmayı seçiyorum benim partner’ım ışık dediğinizde olumsuz yaşanan veya yaşanacak olan olaylar iyileşmeye başlar..
KARANLIK PARTNER ise siz enerjinizi buna yüklediğinizde işte o zaman şu an şikayet ettiğiniz hayatınızı yaşamaya devam edersiniz..
HIRSIN,  EGONUN,  KORKU  VE  ENDİŞELERİN olduğu yerde mutluluk tam olarak var olamaz..
Şimdi sessiz partnerinizi seçin.. IŞIK MI… KARANLIK MI?
Sevgiyle kalın.. Işığınız ve sevginiz tüm yaşamınızı aydınlatsın..


Halit ÖZKAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale