Soru Cevap

21 Ocak 2026 Çarşamba

Toz Taneleri Gibi, El Ele Uçmak

Hayat, toz taneleri gibi savrulduğumuz bir rüzgâr. Her birimiz, kendi yollarımızda, kendi telaşlarımızda, kendi yalnızlıklarımızda dağılıp gidiyoruz. Ama bazen, o savruluşun ortasında bir şey parlıyor: bir söz, bir fikir, bir güzellik. Tesadüfen çarpıyor gözümüze, bir an için içimizi ısıtıyor. “Ne güzel,” diyoruz, ama çoğu zaman orada bırakıyoruz. O anı fark etmekle yetiniyor, geçip gidiyoruz. Peki, ya o değeri bir adım yukarı taşımak bizim görevimizse? Ya toz taneleri gibi oraya buraya saçılsak da, el ele uçmak mümkünse?




Değerli bir şeyle karşılaşmak, bir hediye gibi. Bir sokak köşesinde rastladığımız bir çiçek, bir satırda saklı bir hakikat, bir başkasının hayali. Ama bu hediyeyi sadece görüp geçmek, bir vazoya koymadan solmasına izin vermek gibi. Oysa insan olmak, o çiçeği sulamak, o hakikati yaymak, o hayali desteklemek değil mi? Değeri yüceltmek, sadece fark etmekle yetinmemek; onu korumak, paylaşmak, bir başkasına ilham olacak şekilde yükseltmek.

Neden bu kadar sık geçip gidiyoruz? Çünkü “aa ne güzel” demek kolay. Bir anlık hayranlık, bir beğeni, bir iç çekiş… Bunlar çaba gerektirmez. Ama o değeri bir adım öteye taşımak, bir sorumluluk ister. Bir sözü okuyup özümsemek, bir fikri sorgulayıp üzerine inşa etmek, bir sanatçının emeğine destek olmak… Bunlar, toz tanelerini bir araya getiren bir rüzgâr gibi. Tek başına savrulan bir tanecik, el ele tutuşunca kanatlanır. Hepimiz, birbirimize muhtacız.

Bu bir varoluş meselesi. Değeri yüceltmek, sadece başkasına değil, kendimize de bir hediye. Çünkü bir başkasının ışığını parlatırken, kendi ışığımızı da buluyoruz. Bir sözü paylaşırken, bir fikri yayarken, bir hayali desteklerken, sadece o anı değil, bir zinciri inşa ediyoruz. O zincir, bizi birbirimize bağlar; savrulmaktan kurtarır, uçmamızı sağlar.
Peki, nasıl yapacağız? Belki bir sözü okuyup üzerine düşünerek. Belki bir sanatçıyı destekleyerek. Belki bir fikri, saygıyla ve sevgiyle paylaşarak. Ama her zaman, o değeri sadece fark etmekle yetinmeyip, bir adım öteye taşıyarak. Çünkü “aa ne güzel” deyip geçmek, bir toz tanesini rüzgârda bırakmak gibi. Oysa el ele tutuşursak, o tanecikler bir kanat olur.

Toz taneleri gibi oraya buraya saçılsak da, el ele uçmak mümkün. Değeri yüceltmek, bu savruluşta birbirimize tutunmanın yolu. Bir güzelliği gördüğümüzde, durmayalım. Onu bir adım yukarı taşıyalım. Çünkü o küçük adımlar, bir gün gökyüzüne ulaşır.


Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale