Soru Cevap

5 Ocak 2026 Pazartesi

Kibir, aslında bir tür iç çaresizliğin dışa vurumu

Benliğine söz geçiremeyen, içindeki fırtınaları dizginleyemeyen insan, en çok kibirle kamufle eder o acziyetini. Çünkü kendi iradesi zayıfsa, kontrolü dışarıda arar: Başkalarını manipüle etmek, yönlendirmek, küçümsemek, suçlamak… En kolay yol budur.


Kendi dürtülerine, öfkesine, korkusuna, arzusuna "dur" diyemeyen biri, başkalarına "sen şöylesin, böylesin" diye hüküm giydirerek kendini yüceltir. Güçsüzlüğünü itiraf etmek yerine, başkalarının iradesini esir almaya çalışır.Kibir, aslında bir tür iç çaresizliğin dışa vurumu:
  • "Ben kendime hâkim olamıyorum, o yüzden senin hayatını da ben belirleyeyim."
  • "Kendi hatalarımı göremiyorum, o yüzden seninkini büyüteyim."
Gerçek irade sahibi insan mütevazı olur. Çünkü bilir ki en zor savaş, insanın kendiyle olanıdır.

Günah, hiçbir şeyi sevmemek aslında..

Evet… Günah, kalbin yavaş yavaş donmasıdır aslında.

Sevgi göstermemek, bir insana, bir hayvana, bir ağaca, hatta kendi yaralarına bile şefkatle dokunmamak; her şeyi griye boyamak, her kapıyı kapalı tutmak.Sevgi göstermediğimiz her an, biraz daha eksiliyoruz içten. Soğuk bir odada camın buğulanmasını izlemek gibi: Dışarıda hayat akıyor, ama biz parmağımızla bile bir kalp çizmiyoruz o buğuya.



En büyük günah belki de, hâlâ sevme kapasitemiz varken susmak, uzak durmak, "aman bana ne" demek.Sevgi göstermemek, kendi ruhumuza da ihanet etmek çünkü. 😶‍🌫️Ama iyi haber: Hâlâ nefes alıyorsak, hâlâ bir "merhaba" diyebilir, bir gülümsemeyi