Benliğine söz geçiremeyen, içindeki fırtınaları dizginleyemeyen insan, en çok kibirle kamufle eder o acziyetini. Çünkü kendi iradesi zayıfsa, kontrolü dışarıda arar: Başkalarını manipüle etmek, yönlendirmek, küçümsemek, suçlamak… En kolay yol budur.
Kendi dürtülerine, öfkesine, korkusuna, arzusuna "dur" diyemeyen biri, başkalarına "sen şöylesin, böylesin" diye hüküm giydirerek kendini yüceltir. Güçsüzlüğünü itiraf etmek yerine, başkalarının iradesini esir almaya çalışır.Kibir, aslında bir tür iç çaresizliğin dışa vurumu:
Kendi dürtülerine, öfkesine, korkusuna, arzusuna "dur" diyemeyen biri, başkalarına "sen şöylesin, böylesin" diye hüküm giydirerek kendini yüceltir. Güçsüzlüğünü itiraf etmek yerine, başkalarının iradesini esir almaya çalışır.Kibir, aslında bir tür iç çaresizliğin dışa vurumu:
- "Ben kendime hâkim olamıyorum, o yüzden senin hayatını da ben belirleyeyim."
- "Kendi hatalarımı göremiyorum, o yüzden seninkini büyüteyim."

