25 Mayıs 2011 Çarşamba

Bilim ilerledikçe çekilen acılar da azalacak Yazgıdan Özgürleşeceğiz

Özgürlük

Güneşin kor alevinden bir parça aşırıp yeryüzüne indirmek Prometheus’un tek amacıydı. Kararlıydı. Baş tanrı Zeus’a karşın bunu yapacaktı. Olasılıksız olanı başaracaktı. Güneşten koparılan tek bir kıvılcım bile çok değerliydi. Ne pahasına olursa olsun onu insanlara ulaştıracaktı. Ödeyeceği bedel, her ne olursa olsun razıydı.

Ve o kıvılcımı; bilgiyi, insanlara ulaştırdı. Zeus ise platin asasını hırsla savurup Prometheus’un sarp bir dağa zincirlenmesini buyurdu ve heybetli bir kuşu onu cezalandırmakla görevlendirdi. Etinden et kopsa da sadece canının acıdığı ile kalırdı, o ölümsüzdü. Prometheus insanların bilgiyi kullanmakta ne kadar yetersiz olduklarını biliyordu. Onlar deneyimle öğreneceklerdi ve ancak bilgiyi kullanmayı öğrendiklerinde özgürlüklerine; en büyük hayalleri olan ölümsüzlüğe kavuşabileceklerdi.
Can yatağından doğrulduğunda aklında kalan tek şey “kaderinden özgürleşmek” sözcükleri oldu. Bunun ne anlama geldiğini düşünecek zamanı yoktu, geç kalmamalıydı. Aynanın karşısına geçip saçlarını jölelerken ilk kez katılacağı bilim atölyesinde öğreneceklerini merak ediyordu. Çalışmanın konusu “atomların dili” olarak belirlenmişti. En yakın arkadaşı Ozan’a birlikte katılmayı önermişti, oysaki Ozan işi şakaya vurup:
“Henüz İngilizceyi bile doğru düzgün sökemedik” diyerek basket kursuna yazılmayı uygun bulmuştu.
Can güverteye kurulup dalgalardan çıkan köpükleri izlerken deniz suyunu oluşturan atomların miktarını düşünmeye başladı. Saymakla bitmezdi. Bunu düşünürken yolun nasıl sona erdiğini hiç anlamadı. Kırmızı tuğladan yapılma binaya ulaştığında saatine baktı. Tam zamanında gelmişti. Çalışma salonuna yöneldi. Orta yaşlı, kır saçlı bir adam rengârenk pinpon toplarını bölmelere ayrılmış bir kutuya diziyordu. Katılımcılar yerlerini almışlardı. Can sıranın en başındaki sandalyeye yavaşça ilişti. İlerleyen dakikalarda renkli toplardan atom modelleri yapacaklardı. Ve o gün hayatında ilk kez nötrino denilen parçacıklarla tanıştı. Bir nötrinonun eğer bir hayvan olsaydı bukalemun olacağını duyduğunda gülmekten kendisini alamadı. Burada ilginç bilgiler ediniyordu. İyi ki katılmıştı. Jeonötrino ölçümleri ile depremlerin ya da volkanik patlamaların yerleri önceden belirlenebilirdi. Birden zihninde bir ışık parladı; kaderinden özgürleşmek, ancak bilim sayesinde gerçekleşebilirdi. Bilim ilerledikçe çekilen acılar da azalacaktı.


Bebekler Özgürdür

Özgürlük

Özgürlük!..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Güzel Sözler - Özlü Sözler - Anlamlı Sözler - Deneme Yazıları Makale